Çoğu bulut arızasının aslında bulutla hiçbir ilgisi yoktur
Bu durum artık netleştirilmeli. Çoğu bulut bilişim arızasının kökeni oldukça insani hatalardan kaynaklanıyor olabilir.

Genellikle duyarız yada okuruz X Bulut servisi patlamış. Şu ISP’de sorun var vb. Bu gibi haberler ilgi çekebilir, ancak yanıltıcıdırlar. Bulut teknolojisi her zaman vaat edilenleri yerine getirdi. Sorun, bulut arızalarının temel nedeninin insan hatası olması ve bu teknolojinin nesiller boyunca değişmemesidir.
Çoğu servis başarısızlığının tek bir tipik modeli vardır: yanlış anlamalar, liderlik eksikliği ve birçok durumda bilgi ve deneyim eksikliği. Bulutta önemli üretken yapay zeka projeleri yürütmek için yola çıktığımızda, nasıl daha iyisini yapabileceğimizi düşünmenin ve görmenin artık zamanı geldi.
Sorunların başlıca nedenleri
Servis kesintilerinin ortaya çıkma nedenleri büyük farklılıklar göstermektedir. Bunları dört başlıkta inceleyecek olursak;
Doğru olmayan mimari. Çoğu zaman işletmeler yeterli planlama yapmadan veya bulut bilişimi anlamadan buluta geçiş yapar. Bundan önemli performans veya güvenilirlik sorunları ortaya çıkabilir. Ya da daha büyük olasılıkla, bulutta gerekenden 5 ila 10 kat daha fazla para tüketen, aşırı derecede yetersiz optimize edilmiş sistemler. Bu konudan önceki makalelerde çok kez bahsettiğim için daha fazla üzerinde durmayacağım.
Kötü tanımlanmış hizmet düzeyi anlaşmaları (SLA’lar). Beklenen performans standartları neden karşılanmıyor? Bunun temel nedeni kuruluş ile bulut hizmeti sağlayıcısı arasındaki kötü tanımlanmış SLA’lardır. Biraz matematik bilgisine sahip olanlar %99 erişebilirliğini seneye vurduğunda kesinti süresinin aslında pek de az olmadığını göreceklerdir. Her ne kadar SLA’lar kafa karıştırıcı olabilse de, bir bulut sağlayıcısının amacına ulaşmadığı bir örneği hiç görmedim. Bunun yerine, anlaşmalar, bulut kullanıcılarının beklentileriyle ve teslim edilenlerle uyumdan yoksundu; bunun temel nedeni, insanların sözleşmeyi imzalamadan önce anlaşmayı dikkatli bir biçimde incelenmemesinden kaynaklı.
Bulut kaynaklarının yanlış yönetimi ve maliyet aşımları . Yanlış yönetilen kaynaklar, genellikle bulut eksiklikleriyle karıştırılan bütçe aşımlarına veya performans dar boğazlarına yol açabilir. Finops’un şu anda var olmasının nedeni budur (Finops ile ilgili ayrıca bir detaylı bir makale yazacağım) . Burada yine, bu maliyetleri sorunun gerçek nedenine kadar takip ettiğimizde, genellikle bulut kullanıcılarının belirli bir fiyat karşılığında teslim edildiğini düşündükleri ile kaynaklar doğru yönetilmediğinde gerçekte teslim edilenler arasındaki uyumsuzluk ortaya çıkmasıdır.
Yetersiz güvenlik ve uyumluluk süreçleri ve destekleyici teknoloji. Bilgisiz kişiler, bulut sağlayıcının tüm güvenlik ihtiyaçlarını karşılaması gerektiğini varsayıyor. Paylaşılan sorumluluk modeli göz önüne alındığında durum asla böyle değildir . Bulut müşterileri, bulut içindeki uygulamalarının ve verilerinin güvenliğinden sorumludur. Bu, karmaşık kimlik ve erişim yönetimi (IAM), şifreleme ve izleme stratejilerinin derinlemesine anlaşılmasını içerir. Çoğu durumda şirketler bu sorunları çözecek yeteneğe sahip değildir ve en iyisini ümit ederler. Bu da 24 saatlik yaşayan bir sürecin bildirimlerinin aksamasına yol açmaktadır.
Nasıl düzeltiriz
Bulut bilişim teknolojisinde hiçbir yanlış yapamayacağı bir kaide üzerine koyma taraftarı değilim. Ancak başarısızlıkların temeline bakarsanız çoğu zaman zayıf halkanın insanlar olduğunu görürsünüz. Kötü kararların nedeni; yanlış anlama, deneyim eksikliği ve en büyük sorun olan kalifiye personel eksikliğidir.
Yetenek eksikliğinin, bulut bilişim pazarının şu anda iki yöne doğru gitmesinin bir sonucu olduğundan şüpheleniyorum. Birincisi, teknoloji çok daha karmaşık hale geliyor; çözümler oldukça heterojen ve birçok hareketli parçaya sahip. İkincisi, nitelikli bulut bilişim mimarlarının, güvenlik mühendislerinin, veritabanı mühendislerinin vb. sayısı talep hızının altında artıyor.
İşletmeler, aptalca hatalar yapan, vasıfsız adayları işe aldığında sorunlar, aylar, bazen yıllar sonra keşfedilir. Çoğu şey dağıtım sırasında yeterince iyi çalışır, ancak zayıf noktalar daha sonra ortaya çıkar. Bu, büyük bir bulut bilişim faturası aldığınız veya verilerinizin ihlal edildiği zamandır.
Dolayısıyla, bunun bir teknoloji meselesi değil, aslında bir insan meselesi olduğu göz önüne alındığında, odak noktasının insanlar üzerinde olması gerekiyor ki çoğunuzun duymak istemediği şey de budur. Stratejik eğitim almanın, işe almanın ve bulut teknolojisi de dahil olmak üzere teknolojiden nasıl yararlanılması gerektiği konusunda büyük kararlar alırken, kime güveneceğiniz konusunda çok seçici olmanın zamanı çoktan geldi.
Bu yapılabilir, ancak proaktif olmanız ve firmaların biraz para harcamaya istekli olması gerekir. Çoğu işletmenin, özellikle de BT’yi yalnızca bir masraf olarak görenlerin yetersiz kaldığı nokta maalesef burasıdır. Para biriktirme girişimleri, tasarruf edilen paranın 10.000 katına mal olduğunu ne zaman görecekler bende bilmiyorum. Hataların gerçek maliyetinin yanı sıra teknik olarak departman saygınlığının kredibilitesinide ekleyin.
Daha büyük sorun tüm bunların önemini anlamaktır. Burada yazdıklarımın çoğu, işletmenin BT liderliğini bir öncelik haline getirmemesi durumunda gerçekleşiyor. Kalifiye personeli işe almak ve korumak için yeterli para ayırmamak gibi taktiksel hatalardan şikayetçi olabilirsiniz. Ancak çoğu sorun ve çözüm gibi bu da tepeden geliyor. Şirket maliyetlerinde lüks bir aracın bir aylık kirası mı kalifiye bir personel mi ?
Barış YILMAZ
