Bilgi İşlem Yöneticileri Ön yargılı mı?
Birçok üretici bir çözüm oluştururken, işletmenin zararına olacak şekilde bir teknoloji seçimini diğerine tercih eder. Çünkü onların öncelikleri farklıdır. Şimdi çok daha objektif olmayı öğrenmemizin zamanı geldi.
Günümüzde En çok Yaşadığım Sorun: Makul görünen ama sonunda bir dizi teknolojiye diğerine karşı çok fazla ön yargılı olan kıdemli Bilgi İşlem uzmanlarıyla çalışmak. Bir genel bulutu diğerine, bir veri tabanını veya yapay zeka sistemini diğerine ve hatta genel buluta karşı, şirket içinde barındırmayı tercih eden insanlardan bahsediyorum.
Muhtemelen bunu ilk elden sektör içinde görmüşsünüzdür. Bu karakterdeki kişiler, platformların veya sistemlerin temel gereksinimlerini tartışmadan önce bazı teknolojilerden nasıl yararlanılacağını tartışarak toplantıya başlar. “Bunun amaçlanan yapı için kesin çözüm olması gerektiğini nasıl tespit ettin?” Bu ve benzeri soruyu sorduğumuzda, ya sorduğum için hayal kırıklığına uğradılar ya da sorumu tamamen görmezden gelip üstünde bile durmazlar.
Ön Yargının Doğuşu
Bu tarz kişiler yada ekip üyeleri çok fazla üretici konferansına katıldığını ve belirli bir teknolojinin, genel bulut sağlayıcısının ve hatta mimarinin ne kadar iyi çalıştığı ve bu teknolojinin kararlı kullanıcıları haline geldiği öğretildiğinde yada dayatıldığında bir inanma/kabullenme gibi görünen ama aslında konumuz olan Ön Yargı oluşmasını sağlar.

Burada şöyle bir yanlış anlaşılma oluşmasın; bu durum, belirli bir teknoloji çözümünün yanlış olduğu anlamına gelmez. Ama sorun şu ki, gereksinimlerden çözümlere çalışmaktan vazgeçtik ve şimdi işler tersine dönmüş durumda.
Her şey çalışıyorken sorun yoktur fakat bir problem ya da talep ile karşılaşıldığında bir teknoloji çözüm paketi ortaya koyarsınız ancak, eğer bu paket tamamen optimize edilmiş bir çözüm değilse, yaşam döngüsü boyunca işletmeye milyonlarca liraya mal olacak ve bir noktada çalışmayı durduracak ve düzeltilmesi gerekecektir.
Yeterince optimize edilmemiş çözümler seçmek için başlangıçta hep pozitif geri bildirimler vardır asla bir götü geri bildirim olmaz. Bu nedenle, “Başarı” ilan edilir ve proje lideri, yanlış başarı algısına takiben güçlenen ön yargılarıyla verdiği karar ve çözümlere dayanarak aynı yolda ilerlemeye devam eder. Bu işlevsiz süreç, işleri daha da kötüleştirir ve bir benzetme gerekirse “Teknik anlamda borç yaratır”.
Bu karar verici sistem mimarlarının bir teknoloji yığınını diğerine tercih etmek için masanın altından kesinlikle para aldıklarını söylemiyoruz tabi geneldeki süreç bildiği inandığı çözümün peşinde gitmesidir. Diğer seçeneklere, hatta bulut tabanlı çözümler yerine geleneksel şirket içi çözümlerden yararlanmak veya tam tersi gibi önemli değişikliklere bile akıllarından geçirmediklerinden bahsediyoruz.
Bu bir eğitim/gelişim sorunudur; bulut mimarları yada sorumlu BT Ekipleri diğer seçeneklerle ilgili bilgilerini genişletemiyor ve tek bir çözüm modeline odaklanmasından kaynaklanmaktadır. Ön yargı ayrıca, en fazla reklamı neyin aldığına bağlı olarak genellikle bir çözümü diğerine tercih eden teknoloji basını tarafından da güçlendirilir. Daha eski çözümler genellikle göz ardı edilir ve insanlar bu çözümleri seçmenin trende aykırı olmasından rahatsızlık hissetmesini sağlayacak bir psikolojik ortam oluşur. Unutulan bir konu bir işletmede teknoloji psikoloji ile yönlendirilemez, tamamen reel verilere dayanmalıdır.
Ne yapabilirsin?
Bununla mücadele etmenin en iyi yolu, önce kendi ön yargılarınıza bakmak ve tüm olası çözümleri ve hatta daha az anlaşılanları bile düşündüğünüzden emin olmaktır. Bu makaleyi okuyan birçoğunuz, önce gereksinimleri tam olarak anlamadan, bir teknolojiden diğerine çok hızlı geçtiğinizin farkında bile olmayabilir.
Bu, hem en iyi duruma getirilmiş çözümlere geçişin doğru süreci hem de orada başka hangi çözümlerin olduğunu görmek açısından bir öğrenme sorunudur. Her teknoloji modelinin olumlu ve olumsuz yanları vardır ve hiçbir şey evrensel olarak uygulanabilir değildir. Bu nedenle, aynı teknoloji çözümünü tekrar tekrar kullandığınızı fark ederseniz, muhtemelen taviz vermiş olursunuz ve teknolojinin bütünsel dünyasını daha iyi anlamanız ve daha katı gereksinimlere ve seçim süreçlerine bağlı kalmanız gerekir.
Son olarak, doğru çözümleri seçerken bu ön yargılara dikkat edin. Ne yaptığınızı anlamadan önce bir teknolojinin en uygun olacağını varsaymak için alanlarında donanımlı insanları aramaktan, sormaktan çekinmeyin. Bir bilgi işlem sürecinin yada yeni yapılacak proje için en iyi olan durum, tamamen optimize edilmiş bir çözüm oluşturup devreye aldığınızda size teşekkür etmeleridir.
Barış YILMAZ