2027 Bulut Bütçesi İçin 5 Öncelik
Yılın bu dönemi geldi mi bütçe toplantıları peş peşe gelmeye başlıyor 🙂 Bulut tarafında ise konuşma hep aynı yerden başlıyor: “Fatura geçen yıla göre neden bu kadar büyüdü?” Ben bu soruya artık biraz farklı bir yerden bakmak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü asıl mesele faturanın büyümesi değil, o büyümenin iş tarafında karşılığının olup olmadığı. 2027 planını hazırlarken benim masaya koyacağım beş başlığı sizinle paylaşmak istedim.
Önce görünürlük, sonra optimizasyon
Ölçemediğiniz şeyi yönetemezsiniz, bu cümleyi hepimiz çok duyduk ama bulut maliyetlerinde gerçekten bire bir geçerli. Hangi ekip, hangi proje, hangi ortam ne kadar harcıyor sorusunun net bir cevabı yoksa yapacağınız her tasarruf çalışması havada kalır. Bu yüzden ilk adım etiketleme (tagging) disiplini. Proje, ekip, ortam (üretim, test, geliştirme) ve sorumlu kişi bilgisi olmayan hiçbir kaynağın açılmamasını bir kural haline getirmenizi öneririm. Etiketsiz kaynak çoğu zaman sahibi belli olmayan kaynak demektir, sahibi belli olmayan kaynağı da kimse kapatmaya cesaret edemez.

Unutulmuş kaynakları temizleyin
Bir proje için açılan test ortamı, proje bitince kapanmıyor. Sunucuya bağlı olmayan diskler, eski anlık görüntüler (snapshot), kullanılmayan IP adresleri, yedek olarak tutulup bir daha bakılmayan kopyalar vs. vs. Tek tek baktığınızda küçük rakamlar gibi görünüyorlar ama ay sonunda toplandığında şaşırtıcı bir kalem çıkabiliyor. Üç ayda bir yapılacak düzenli bir temizlik, çoğu zaman uzun lisans pazarlıklarından daha hızlı sonuç verir. Burada önemli olan bunu bir kerelik proje gibi değil, takvime bağlanmış bir rutin gibi yapmak.
Taahhüt ile esneklik arasında denge
Bulut sağlayıcıları uzun vadeli taahhüt karşılığında ciddi indirimler sunuyor ve öngörülebilir iş yükleri için bu gerçekten mantıklı. Ama bütün yükü tek seferde uzun taahhüde bağlamak, iş modeli ya da mimari değiştiğinde sizi köşeye sıkıştırabilir. Benim tercih ettiğim yaklaşım, sürekli ve sabit çalışan tabanı taahhütle karşılamak, dalgalı kısmı ise talep bazlı kapasiteyle bırakmak. Bunu yaparken de taahhüt oranını bir kerede değil, kademeli artırmak daha güvenli. Hata payını kendinize bırakın.
Yedekleme ve süreklilik bütçede görünür olsun
Yedekleme, bir şey bozulana kadar kimsenin ilgilenmediği kalemdir. Ben bu konuda dürüst olmak gerektiğini düşünüyorum: bulutta olması, verinin otomatik olarak güvende olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle SaaS uygulamalarında paylaşılan sorumluluk modeli yüzünden verinin korunması bir noktadan sonra bizim işimiz. Kritik her sistem için kurtarma hedeflerini (RTO ve RPO) netleştirin, kurtarma testini de yılda en az birkaç kez gerçekten yapın. Bunların maliyetini baştan bütçeye yazın. Kesintiden sonra gerekçe anlatmak, öncesinde anlatmaktan çok daha zor ve çok daha pahalı oluyor.

Her iş yükü bulutta çalışmak zorunda değil
Bulut harika bir araç, ama her iş için en ucuz ve en doğru seçenek değil. Sabit, yüksek ve sürekli kullanım gören bazı sistemler için yerinde altyapı ya da hibrit bir model uzun vadede daha ekonomik olabiliyor. Son dönemde birçok kurumun iş yüklerini yeniden değerlendirdiğini görüyoruz. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, kararı yalnızca fatura üzerinden vermemek. Yönetim emeği, güvenlik gereksinimleri, ölçeklenme ihtiyacı ve ekibin yetkinliği de hesabın bir parçası. Yani “buluttan çıkalım” ya da “her şey bulutta olsun” gibi iki uçtan birine kendinizi kilitlemeyin, iş yükü bazında düşünün.
Peki bütçe toplantısına nasıl gidelim?
Finans ekibiyle konuşurken teknik terimlerle değil, iş diliyle konuşmanın çok işe yaradığını düşünüyorum. “Bulut harcamamız yüzde şu kadar arttı” yerine “şu iş birimine hizmet eden şu uygulama için şu kadar harcıyoruz, karşılığında şunu elde ediyoruz” diyebilmek, konuşmanın tonunu tamamen değiştiriyor. Bunun için de yukarıdaki görünürlük çalışmasına ihtiyacınız var. Bu yüzden en başa onu koydum.
Bütçeye dönersek
İyi bir bulut bütçesi harcamayı kısmakla değil, harcamanın iş hedefleriyle bağını kurmakla başlıyor. Görünürlük, düzenli temizlik, dengeli taahhüt, süreklilik planı ve doğru iş yükü yerleşimi; 2027 için benim önceliklerim bunlar. Sizin bütçenizde hangi başlık öne çıkıyor, yorumlarda paylaşırsanız sevinirim. Keyifli okumalar 🙂